Özel hastahanelerde mobbing

Özel hastahanelerde mobbing

Mobbing olgusu her sektör için istenmeyen bir durumdur. Mobbing mağduru hangi sektörün çalışanı olursa olsun mobbingin bireysel, örgütsel ve toplumsal etkileri kendini gösterecektir. Ancak sağlık çalışanlarının uğradıkları psikolojik tacizin toplumsal etkilerinin çok daha ağır olduğu söylenebilir.

Mobbing süreci içinde psikolojik ve/veya fiziksel sağlığı bozulan mağdur, profesyonel sağlık hizmeti almak için sağlık kuruluşuna gittiğinde mobbing mağduru bir sağlık çalışanı ile karşılaştığında, medyada da sıkça rastladığımız, istenmeyen bir takım olaylar karşımıza çıkabilir.

Mobbingin bireysel etkileri düşünüldüğünde, zaten bu etkileri taşıyan mağdur, kendisiyle aynı ya da benzer durumda olan, uykusuz, depresyonda, özgüveni gitmiş, performansı düşmüş, mutsuz, huzursuz ve dikkati dağınık bir sağlık çalışanından ne kadar verimli bir sağlık hizmeti alabilir?

Bu aşamada, hastanın sağlık çalışanına şiddet uygulamasından, sağlık çalışanının hastayla ilgili olarak hatalı ya da yanlış bir işlem yapmasına, mağdurun ya da sağlık çalışanın hayatının riske girmesine kadar birçok istenmeyen sonuç karşımıza çıkabilir.

Özel hastahanelerde mobbing

İstanbul’daki özel hastanelerde personelin %36,11’i mobbinge maruz kaldığını belirtirken, Anadolu’daki özel hastanelerde personelin %28,2’si mobbinge maruz kaldığını belirtmiştir.

İstanbul’daki özel hastanelerde personelin %15,38’i hem kadın hem erkek personel tarafından olumsuz davranışa maruz bırakılırken, %53,85’i sadece kadın, %30,77’si ise sadece erkek personel tarafından maruz kalmaktadır.

Mobbing uygulayanların medeni durum faktörü incelendiğinde %25,65’i evli, %61,53 bekar ve %12,82’sinin boşanmış olduğu görülmektedir. Bu durumda mobbingcilerin genel profili bekar kadın personellerdir.

Anadolu’daki özel hastanelerde ise durumun daha da farklı olduğu gözlenmektedir. Çünkü bu hastanelerde %35,4’ü kadın personel tarafından, %39,7’si erkek personel tarafından ve %24,7’si ise hem erkek hem de kadın personel tarafından olumsuz davranışa maruz bırakılmaktadır.

Aynı zamanda mobbing uygulayan sağlık personelinin %36,6’sı evli, %56,4’ü bekar ve %6,9’u ise boşanmış sağlık personelidir. Bu durumda en yüksek oranla mobbing uygulayanlar bekar erkeklerdir. Anadolu’daki özel hastanelerde mobbingcilerin genel profili bekar erkek personellerdir.

İstanbul’daki hastanelerde olumsuz davranış sergileyen personelin medeni durumu bekar iken, Anadolu’daki hastanelerde de aynı durum söz konusudur. Ancak Anadolu’daki hastanelerde olumsuz davranış sergileyen personelin medeni durumunun evli veya boşanmış olma oranı İstanbul hastanelerinde çok daha fazla olarak gözlenmektedir.

Hem Anadolu hem de İstanbul hastanelerinde mobbinge maruz kalma sıklıkları ile ilgili görüşler cinsiyete göre farklılık göstermekte ve kadın personelin sıra ortalamasının erkek personele göre daha yüksek olduğu gözlenmektedir.

Hem Anadolu hem İstanbul’daki özel hastanelerde mobbinge maruz kalma sıklıkları ile ilgili görüşler medeni duruma göre farklılaşmamaktadır.

Anadolu’daki özel hastanelerde mobbinge maruz kalma sıklığı ile personelin yaşı arasında teyit olsa da negatif yönlü bir korelasyon söz konusudur. Ancak İstanbul hastanelerinde görev yapan sağlık personelinin yaşı ile mobbinge uğrama sıklığı arasında anlamlı bir korelasyon söz konusu değildir.

Anadolu’daki özel hastanelerde mobbinge maruz kalıp kalmama ile cinsiyet arasında anlamlı bir ilişki bulunurken İstanbul’daki Özel hastaneler aynı sonuç ile karşılaşılmıştır.

Hem Anadolu hem de İstanbul’ daki özel hastanelerde mobbinge maruz kalma sıklığı ile görev süresi arasında istatistiki anlamlı bir ilişki söz konusu değil.

Hem Anadolu hem de İstanbul’ daki özel hastanelerde mobbinge maruz kalma sıklığı ile kıdem arasında tıpkı görev süresinde olduğu gibi istatistiki anlamlı bir ilişki söz konusu değil.

İstanbul gibi bir megapoldeki sağlık çalışanlarının mobbinge maruz kalıp kalmama sıklıkları ile Anadolu’daki sağlık çalışanlarının mobbinge maruz kalıp kalmama sıklıkları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlenmemiş.

Bu sonuç bize, sağlık kuruluşu nerede olursa olsun, işyerinde tehlikeli ve sinsi bir süreç olan psikolojik bir yıpratma sürecinin yani mobbingin sağlık sektörü çalışanlarında da önemli düzeyde baş gösterdiğini ortaya koymaktadır.

Bilindiği gibi ülkemiz, sağlık alanında gelişmekte olan bir evrededir. Ülkenin ihtiyaçları ile mevcut sağlık personellerinin sayısı karşılaştırıldığında, ülkemizde sağlık çalışanı istihdamı konusunda oldukça büyük bir açık bulunmaktadır. Birçok sektörde iş görenler işten atılma korkusu ve akabinde yeni bir iş bulma kaygısı taşıdıklarından mobbinge karşı sessiz kalmakta ve bir süre sonra bu sürecin esiri olmaktadırlar.

Sağlık sektöründe ise, diğer sektörlere göre durum daha farklıdır. Sektörde zaten önemli bir sağlık çalışanı açığı bulunmaktadır. Birçok sağlık çalışanın iş kaygısı bulunmamaktadır. Buna rağmen sağlık çalışanları da diğer sektör çalışanları gibi mobbingin olumsuz etkilerinden paylarını almaktadır.

Çünkü sağlık çalışanı, değeri insan sağlığı ve insan hayatı ile ölçülen, çoğu zaman yapılan hataların ağır bedelleri olan, hatta bazen telafisi olmayan, yüksek stresli bir iş yapmaktadır. Mobbingden bağımsız olarak bile yaptığı iş zaten psikolojik olarak oldukça yıpratıcı özelliklere sahiptir.

Sağlık çalışanlarının işlerinin ve çalışma ortamlarının oldukça stresli olmasının yanında, istihdam sıkıntısından kaynaklanan yorucu ve uzun çalışma saatleri de sağlık çalışanın yaşam kalitesini olumsuz etkilemektedir. Psikolojik olarak yorgun olan bu çalışanlar ağır çalışma koşulları nedeniyle fiziksel olarak da yıpranmaktadır.

Ayrıca bu yoğun ve stresli çalışma temposu çalışanın; kendisine, ailesine ve sosyal yaşantısına zaman ayıramamasına neden olmaktadır. Bu duruma bir de mobbing süreci eklenince ortaya çıkan tablo; birey, örgüt ve toplum açısından oldukça tehlikeli bir tablo özelliği taşımaktadır.

Günümüzde çalışanlar, zamanlarının büyük bir kısmını işyerinde geçirmektedir. İşyerinde yaşadığı her türlü negatif ya da pozitif süreç çalışanın kendisine, ailesine ve uzun vadede topluma yansımaktadır. Sağlıklı bir toplum için bireylerin de sağlıklı olmaları gerekliliği gözle görülür bir gerçektir. Sağlıklı bireyler, sağlıklı örgütler ve sağlıklı bir toplum için işyerinde önemli ve tehlikeli bir süreç olan mobbing süreciyle baş etme yöntemleri geliştirilmelidir.

Mobbingi önleyici çalışmalarda ve mevcut olan mobbing sürecinin etkilerini azaltmaya yönelik çalışmalarda bireye, örgütlere, topluma ve yasa koyucuya önemli görevler düşmektedir. Öncelikle iş görenlerin çalışma koşullarının daha sağlıklı bir şekle getirilmesi için sağlık çalışanları için çalışma mevzuatı ile ilgili düzenlemeler yapılmalıdır.

Önleyici başka bir tedbir olarak mobbing ile ilgili yasal düzenlemeler daha net bir şekilde oluşturulmalı ve yaptırımları konusunda kesin ifadeler bulunmalı, uygulanması sağlanmalıdır.

Örgütlerde mobbing olgusuna iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı içerisinde daha çok yer verilmeli ve gerekli tedbirlerin alınması zorunlu tutulmalıdır. Her örgütte çalışanlara hizmet veren bir rehberlik servisi bulunmalı veya çalışan işyeri hekimi tarafından profesyonel destek alacağı bir merkeze yönlendirilmelidir.

Örgütlerde yöneticiler odalarından çıkarak, çalışanlarla daha çok vakit geçirmeli, tarafsız bir bakış açısıyla çalışma ortamlarını gözlemlemeli, mobbingin iş güvenliği kurullarında konuşulan bir olgu olacak kadar önemsenmesini sağlanmalıdır. İşyerlerinde, çalışan memnuniyeti kurullarının oluşturulmasıyla, bu kurulların düzenli olarak toplanmasının ve çalışanların kendilerini burada rahat bir şekilde ifade etmesinin sağlanması gerekmektedir.

Bireyler, yasal haklarının bilincinde olmalı, mobbing sürecini tanımalı ve daha başında mobbing olgusuyla karşılaştıklarını hissedebilecek düzeyde farkındalık kazanmış olmalıdır.

Mobbing mağdurlarının bu süreçten olumsuz etkilenmelerinin en önemli nedeni farkındalığın olmayışıdır. Sözlü, yazılı ve görsel medyada bireylerin, örgütlerin ve toplumun mobbing ile ilgili farkındalıklarını artırıcı çalışmalar yapılmalıdır.

Mobbing sürecine maruz kaldığını fark ettiği an, bu durumu yöneticilerle ya da insan kaynakları birimi ile paylaşmalı ve gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamadır. Ayrıca iş gören bulunduğu ortamda kendisini iyi ifade edebilecek yeteneği kazanmalı, yukarıda bahsettiğimiz bireysel mücadele yöntemlerini kullanmalı ve profesyonel bir destek almalıdır.

MobbingSözlük.com

Bir önceki yazımız olan Bankacılık sektöründe baskı başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir