Mobbing yaygınlığı ve süreci

Mobbing yaygınlığı ve süreci

Mobbing olgusu durağan olmayıp, sürekli değişen bir süreçtir. LEYMANN, mobbing süresinin en az ortalama 6 ay, en uzun ortalama 15 ay olduğunu ve işgücü piyasasında 30 yıllık sürede bir kişinin mobbinge maruz kalma riskinin %25 olduğunu belirtmektedir.

Amerika’da Workplace Bullying Institute (WBI) tarafından yapılan bir araştırmada Amerika’da çalışanların %13’ünün yakın bir zamanda mobbinge maruz kaldığını, %24’ü geçmiş, %12’sinin ise tanık olduğunu belirtmiştir. Başka bir ifade ile çalışanların yaklaşık yarısı (%49) mobbinge maruz kalmaktadır.

İrlanda’da 3.579 kişinin katılımı ile gerçekleştirilen bir araştırmaya göre, katılımcıların %7.9’u son altı ay içinde fiziksel ve psikolojik saldırılara maruz kalmıştır.

Mobbing yaygınlığı ve süreci
Mobbing yaygınlığı ve süreci

Norveç’te yapılan bir araştırmada 7.787 çalışanın %8.6’sının işyerinde psikolojik tacize maruz kaldığı belirtilmiştir. İsveç’de de 2.400 çalışanı kapsayan bir araştırmada işyerinde psikolojik tacize maruz kalma oranı %3.5 olarak saptanmıştır.

İspanya’da 5.236 çalışan ile yapılan çalışmada ise katılımcıların %5’inin işyerinde düşmanca davranışlarla karşılaştığı, Avustralya’da da 350.000 çalışanın uzun süreli psikolojik taciz mağduru olduğu belirlenmiştir.

25 Avrupa ülkesi genelinde işyerinde psikolojik tacize maruz kalma oranının %5 olduğu ve her 20 çalı­şandan birinin, son bir yıl içinde psikolojik tacizle karşılaştığı belirtilmiştir.

İşyerinde psikolojik taciz gelişmekte olan ülkeleri de tehdit eden önemli bir sorundur.

Örneğin; Bosna Hersek’te 511 doktorun %26’sı, Litvanya’da 475 öğretmenin %2.6’sı, Macaristan’da çalışanların %5-6’sının psikolojik tacize maruz kaldığı saptanmıştır. Türkiye’de bu alanda yapılan çalışma sonuçları da benzerlik göstermektedir.

Örneğin; Bursa’da sağlık, eğitim ve güvenlik sektöründe yapılan bir çalışmada, 944 kişinin %55’inin son bir yıl içinde psikolojik tacizle karşılaştığı, %47’sinin ise tanık olduğu belirlenmiştir.

Yine Aksaray-Yalova- Esenköy eğitim merkezlerinde çalışan 315 ilkokul öğretmenin %50’sinin işyerinde psikolojik tacizle karşılaştığı saptanmıştır. İstanbul’da 505 hemşireyi kapsayan bir çalışmada da hemşirelerin %86’sının psikolojik tacize maruz kaldığı kaydedilmiştir.

Anket sonuçlarına göre; bu vakaların, % 27’si istifa, % 25’i bilmezden gelip işe devam %18’i işten çıkarılma, %17’si ise bu durumu üst yönetim ya da insan kaynakları yetkilisine iletme ile sonuçlanmıştır. Geri kalan küçük bir oran ise, farklı sonuçlara ulaşmış; örneğin üst yönetim ile konuşup değişiklik olmayınca istifa etmiş, durumu ilk amirleriyle paylaşmış ya da benzer bir tavırla karşılık vermişlerdir.

İşyerinde psikolojik tacize kalma riski bazı sektörler ve meslek grupları için daha fazladır. 2005 Avrupa Çalışma Koşulları Anketi sonuçlarına göre, işyerinde psikolojik ve fiziksel şiddetle karşılaşma riski özel sektörde çalışanlara karşılık (%4) kamu sektöründe (%6) daha yüksektir. Bunun nedenleri arasında kamu sektöründe işten çıkarılma riskin az olması ve çalışanların işlerini kolay kolay terk edememeleri sayılabilinir.

İşyerinde psikolojik şiddetin sıklıkla yaşandığı sektörlerin başında sağlık sektörü olduğu ve sağlık çalışanlarının şiddete uğrama riskinin diğer hizmet sektörüne meslek gruplarına göre 16 kat daha fazla olduğu belirlenmiştir.

Avrupa’da yapılan çalışmalar, sağlık hizmetleri, sosyal hizmetler, kamu daireleri, eğitim, bankacılık ve sigorta sektörlerinde çalışanların daha sık psikolojik tacize maruz kaldığını göstermektedir. Bu grupların daha fazla psikolojik tacize maruz kalmaları işlerinin daha karmaşık ve daha fazla iletişim gerektirmesi ile açıklanmaktadır. Ayrıca üniversite çalışanları da sıklıkla psikolojik tacizle karşı karşıya kalmaktadır.

ABD’de 1.158 üniversite çalışanı ile yapılan çalışmada katılımcıların %55’inin psikolojik taciz davranışlarına maruz kaldığı, %2’sinin ise mağdur olduğu belirlenmiştir. Yine Avrupa Çalışma Koşulları Anketi sonuçları kadınların (%6), erkeklere (%4) göre daha fazla psikolojik taciz mağduru olduğunu göstermektedir. Üniversite çalışanlarını kapsayan bir diğer çalışmada da kadınlar erkeklere göre daha sık psikolojik taciz ile karşılaşmaktadır.

Psikolojik tacizin varlığını tespit etmek bugüne kadar yapılan çalışmalarda, psikolojik tacizin hangi davranışlarla gerçekleştirildiğine ilişkin çeşitli davranış türleri tespit edilmiştir. Örneğin, PALAZ ve arkadaşları tarafından (2007) yapılan bir araştırma sonucuna göre; en fazla karşılaşılan psikolojik taciz davranışı %33,62 ile “işyerinde yapılan işlerin sürekli eleştirilmesi”, %33 ile “işyerinde sözün sürekli kesilmesi” ve %31 ile “üstlerine kendini gösterme olanaklarının kısıtlanması” davranışıdır.

Sonuç olarak mobbing, kâr amacı gütmeyen kuruluşlarda, okullarda ve sağlık sektöründe daha yaygın olmakla birlikte, her işyerinde ve her türlü kuruluşta da görülebilmektedir. Nitekim yönetim zaafiyetinin ve organizasyon bozukluğunun daha fazla olduğu işyerlerinde, disiplin getirmek, verimliliği artırmak, refleksleri koşullandırma öne sürülerek yapılmakta ve meşrulaştırılmaktadır.

Bir önceki yazımız olan Mobbing nasıl belli olur başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.